6 Ocak 2019 Pazar

Yasin-i Şerif’in Faziletleri

YASİN  SURESİ 




Yasin-i Şerif




Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın Adıyla
1: Yâ, Sîn.
2: Yemin olsun o hikmetlerle dolu Kur’an’a ki,
3: Hiç kuşkusuz, sen, gönderilen elçilerdensin;
4: Dosdoğru bir yol üzerindesin.
5: Azîz ve Rahîm’in indirdiği üzeresin.
6: Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.
7: Yemin olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar iman etmezler.
8: Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.
9: Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.
10: Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, fark etmez onlar için; inanmazlar.
11: Sen ancak o zikire/Kur’an’a uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele!
12: Biz, yalnız biz, ölüleri diriltiriz ve onların önden gönderdiklerini de eserlerini de yazarız. Zaten biz her şeyi apaçık bir kütükte ayrıntılı olarak kaydetmişizdir.
13: Onlara o kent halkını örnek ver. Hani, elçiler gelmişti oraya.
14: Hani, biz onlara iki kişi göndermiştik, onları yalanlamışlardı. Bunun üzerine biz, üçüncü bir kişiyle destek vermiştik. Şöyle demişlerdi: “Biz, size gönderilen elçileriz!”
15: Kent halkı dedi ki: “Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
16: Dediler: “Rabbimiz biliyor ki, biz size gönderilmiş elçileriz.”
17: “Bize düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.”
18: Dediler: “Sizin yüzünüzden uğursuzlukla karşılaştık/biz sizi uğursuzluk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Ve bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır.”
19: Dediler: “Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa, aşırılığa sapmış bir topluluksunuz.”
20: Kentin öbür ucundan bir adam koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk, bu elçilere uyun!”
21: “Sizden herhangi bir ücret istemeyelere uyun. Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar.”
22: “Beni yaratana ne diye kulluk etmeyecek mişim ben? Ve sizler de O’na döndürüleceksiniz.”
23: “O’ndan başka tanrılar mı edineyim ben? Eğer Rahman bana bir zorluk/zarar dilerse onların şefaati benden hiçbir şeyi savamaz; beni kurtaramazlar.”
24: “Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim.”
25: “Ben, sizin Rabbinize iman ettim, artık dinleyin beni!”
26: “Gir cennete!” denildi. Dedi: “Kavmim bir bilebilseydi?
27: Ki Rabbim beni affetti; beni, ikram edilenlerden kıldı.”
28: Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
29: Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda söndüverdiler.
30: Yazık şu kullara! Kendilerine gelen her resulle mutlaka alay ederlerdi.
31: Görmediler mi, kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar artık bir daha bunlara dönmeyecekler.
32: Ancak herkes toplandığında, onlar da huzurumuzda hazır bulundurulacaklar.
33: Ölü toprak onlar için bir mucizedir. Onu dirilttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan yiyorlar.
34: Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;
35: Ki onun ürününden ve ellerinin yapıp ettiğinden yesinler. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
36: Şanı yücedir o Allah’ın ki toprağın bitirdiklerinden, onların öz benliklerinden ve nice bilmediklerinden bütün çiftleri yaratmıştır.
37: Gece de onlar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup alırız da onlar karanlığa gömülüverirler.
38: Güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Azîz, Alîm olanın takdiridir bu.
39: Ay’a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner.
40: Güneş’in Ay’a ulaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
41: Zürriyetlerini o dopdolu gemilerde taşımamız da onlar için bir ayettir.
42: Onlar için gemilere benzer, binecekleri başka şeyler de yarattık.
43: Eğer dilersek onları boğarız. Bu durumda ne kendileri için feryat eden olur ne de kurtarılırlar.
44: Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar.
45: Onlara, “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet edilebilsin!” denildiğinde, hiç aldırmazlar.
46: Çünkü Rablerinin ayetlerinden kendilerine bir ayet gelince, ondan mutlaka yüz çevirmişlerdir.
47: Onlara, “Allah’ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın!” dendiğinden, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: “Allah’ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu.”
48: Bir de şöyle derler: “Eğer doğru sözlüler iseniz, bu tehdit ne zaman?”
49: Sadece korkunç titreşimli bir sesi bekliyorlar. Onlar çekişip dururlarken, o ses kendilerini enseleyecektir.
50: O zaman ne bir tavsiyede bulunmaya güçleri yetecek ne de ailelerine dönebilecekler.
51: Sûra üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar.
52: Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman’ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler.”
53: Topu topu korkunç titreşimli bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır.
54: O gün hiçbir canlıya, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Sizler, sadece yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılırsınız.
55: O gün cennet halkı bir uğraş içinde eğlenip ferahlamaktadır.
56: Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.
57: Orada kendileri için meyveler var. İstedikleri her şey kendilerinin olacak.
58: Rahîm Rab’den bir de sözlü selam!
59: Ey günahkârlar! Bugün şöyle ayrılın!
60: Ey âdemoğulları! Ben size, “Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!” demedim mi?
61: “Bana ibadet edin, dosdoğru yol budur!” demedim mi?
62: Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?
63: Alın size, tehdit edildiğiniz cehennem!
64: İnkâr edip durmanız yüzünden dalın oraya bugün!
65: O gün, ağızlarını mühürleyeceğiz. Bize elleri konuşacak, ayakları da kazanmış olduklarına tanıklık edecek.
66: Dilesek, gözlerini siler, onları elbette kör ederiz. O zaman yola koyulmak isterler ama nasıl görecekler?
67: Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler.
68: Kimi uzun ömürlü kılarsak, onu yaratılışta gerisin geri çeviririz. Hâlâ akıllarını işletmiyorlar mı?
69: Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da. Ona vahyedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kur’an’dan başka şey değildir;
70: Diri olanı uyarsın ve inkârcılar üzerine söz hak olsun diye indirilmiştir.
71: Görmediler mi, ellerimizin yapıp ettiklerinden, kendileri için nice hayvanlar yarattık da onlar, bu hayvanlara sahip oluyorlar.
72: O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.
73: O hayvanlarda bunlar için birçok yararlar var, içecekler var. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
74: Kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah’tan başka ilahlar edindiler.
75: Oysaki, o ilahlar bunlara yardım edemezler. Tam aksine, bunlar, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.
76: Artık onların sözü seni üzmesin! Biz onların sır olarak tuttuklarını da açıkladıklarını da biliyoruz.
77: Görmedi mi insan, kendisini bir spermden yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesilmiştir o.
78: Kendi yaratılışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyle diyor: “Şu çürümüş kemiklere kim hayat verecek?”
79: De ki: “Onlara hayatı verecek olan, onları ilk kez yaratandır. O, bütün yaratılmışları/her türlü yaratmayı çok iyi bilmektedir.”
80: O size, o yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.
81: Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? Elbette güç yetirir. Her şeyi bilen Alîm, sürekli yaratan Hallâk O’dur.
82: O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: “Ol!” Artık o, oluverir.
83: Herşeyin kaynağı/egemenliği elinde olan o yaratıcının şanı çok yücedir! Sonunda O’na döndürüleceksiniz.
Yasin Suresi’nin Önemi Nedir
Kur’an-ı Kerim’in kalbi olarak da bilinen Yasin Suresi içerisinde sırlı hazinelerin bulunduğu Mekki surelerden biridir. Seksen üç ayeti ile bizlere seslenen Yasin Suresi Furkan Suresi’nden önce Cin Suresi’nden de sonra gelecek şekilde Kur’an-ı Kerim içerisinde geçmektedir. İlk ayetlerinde Peygamberimize hitap ederek O’nu teselli eden Yasin Suresi’nin başında ‘Huruf’u Mukatta’ denilen ya ve sin harfleri bulunmaktadır. Bu harflerin ne anlama geldiği bilinmemekle birlikte çeşitli yorumlar yapılmıştır. Peygamberimiz Kâbe’de iken onun üzerine pislik dökmek ve eziyet etmek isteyen müşriklerin ellerinin boyunlarında yapışık kalması üzerine inen ayetlerle başlayan Yasin Suresi kıssalar ve öğüt verici ayetlerle dolu dolu bir suredir.
Yasin Suresi’nin Önemi Nedir?
Hadis kaynaklarına baktığımızda Yasin Suresi’ne dair Peygamberimizin pek çok hadis-i şerifini görürüz. Bu hadisler ışığında Yasin Suresi’nin önemini daha iyi bir şekilde anlayabiliriz. ‘Her şeyin bir kalbi vardır, Kur’an’ın kalbi de Yasin Suresi’dir.’ Hadis-i şerifi bizlere Yasin Suresi’nin Kur’an’ın hayat damarlarından biri olduğunu ve Kur’an’ın kalbinden okuyanın kalbine uzanan bir yol olacağını belirtmiştir. Bu nedenle önemi oldukça büyüktür.
Yasin Suresi’nin ismi başında bulunan Huruf’u Mukatta’dan kaynaklansa da Yasin isminden başka isimlerle de anılmıştır.
» Kalbu’l Kur’an: Kur’an’ın kalbi
» Müdafi’a-i Kadiye: Okuyanın ve onunla amel edenin kalbinden ve çevresinden fenalıkları def eden.
» Muimme: Okuyup amel edenler için iki dünya saadetini kazandıran ve bu iki dünyada yaşayacakları korkuları gideren.
» Azime: Allah’ın yanında şerefiyle zikredilen ayetler anlamına gelir.
Yasin-i Şerif’in Faziletleri Nelerdir?
 Yasin Suresi bütün dertlere şifadır, O Kur’an’ın kalbidir.
 Yasin Suresini geceleri okuyana Kur’an’ın tamamını yedi kere hatim etmiş kadar sevap yazılır.
 Yasin Suresi ne niyetle okunursa o niyet hayırlı bir şekilde kabul olunur.
 41 Yasin Suresi hangi murad ile okunursa o murad hâsıl olur.
 Geceleri Yasin Suresi okuyanlar Allah’u Teâlâ tarafından affolunur.
 Cuma gecesi Yasin Suresi okuyan mü ‘minin ertesi sabaha günahları affedilir.
 Deylemi’de geçen bir hadis-i şerife göre Yasin Suresi 10 derde devadır:
1. Aç kalanlar okursa doyar.
2. Çıplak (fakir) okursa giyinir.
3. Bekâr olanlar okursa evlenir.
4. Korkusu olan okursa korkusundan emin olur.
5. Mahzun okuduğunda yüreği ferahlar.
6. Misafir olan ve ya yola çıkan olursa seferde yardım görür.
7. Kayıp olan şey bulunur.
8. Hastalar okursa hastalıkları şifa bulur.
9. Ölü için okunursa ölünün azabı hafifler.
10. Suya susamış kimse okursa suya kavuşur.
 Yasin Suresi üç bin harftir ve okunduğunda melekler gökyüzünden inerek onu dinlerler.
 Gündüz Yasin Suresi okuyanların sıkıntıları def edilir.
 Nafile olarak 20 kere okunduğunda hac sevabı verilir.
 Yasin Suresi’ni dinlemek sadaka vermiş kadar sevaptır.
 Yasin Suresi’nin yazılıp suya atılması ile oluşan sudan içen kişinin ne hastalığı varsa şifa bulur.
 Ölmek üzere olan kişilerin yanında Yasin Suresi okumak ruhunu teslim etmesine kolaylık sağlar.
 Her namazdan sonra okuyan kişiye nurani âlem gösterilir.
 Yasin okunduğu gün kullar güzel haberler alırlar.
 Yasin okunduğunda hayır kapıları açılır ve hayırlar bu kişiyi bulur.
 Düşmanı olan okuduğunda düşmanlarından emin olur ve onlarla dost olur.
 Yasin okuyan mü’minin yüzü nurlanır ve herkese sevecen görünür.
 Yasin Suresi okunan evde bereket artar ve şerler uzaklaşır.
 Yasin Suresi okumaya devam eden ve vefat eden kişi şehit olarak vefat eder.
 Yasin Suresini yazarak üstünde taşımak büyük bir izzet ve ikram görmeyi sağlar.
 25 kere Yasin Suresi okumak makam mevki sahiplerinin yanında yükselmeyi sağlar.
 Borcu olan kişiler 7 gece abdest alıp namaz kıldıktan sonra 3’er Yasin Suresi okurlarsa borçlarından kurtulurlar.
 Bir tabağın içerisine misk ve zağferan mürekkebi ile Yasin Suresi yazılsa ve 7 gün sabahları içilse zihin kuvvetlenir, duyulan söz unutulmaz, okunan bilgiler hatırlanır.
 Sabah namazının sünneti ve farzı arasında Yasin Suresi okuyan kişiye melekler dua eder.
 Yasin Suresi içerisinde geçen ayet sonlarındaki ‘Mübin’lerde istenilen hacet söylenirse Allahu Teâlâ tarafından kabul edilir.
 Rızkı dar olanlar ve bereket isteyenler Yasin Suresi’ni bol bol okumalıdır.
 Yasin Suresi okumak ahlakı güzelleştirir.
 Gurbette olan sılasına kavuşur.
 Yasin Suresi’nden dersler alan ve hayatına uygulayan kişiler için Allah’ın rahmeti ve bereketi de artacaktır.
Yasin Süresi okunduktan sonra kısaca şu dua yapılabilir;
Bismillahirrahmanirrahim
Allahümme rabbena ya rabbena tekabbel minna duaena vekdi hacetena bihurmeti sureti yasin ve ecirna minennari vemin azabil kabri ve min şerri sualin bi fadli sureti yasin yarabbel alemiyne veselemun alel mürseliyne velhamdülillahi rabbil alemin.
Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın Adıyla
Yasin suresinin hurmetine dualarımızı kabul ve ihtiyaçlarımızı eda buyur. Ey Rabbil Alemin! Yasin suresinin faziletine bizi ateşten, kabir azabından ve sualin şerrinden koru. Ve peygamberlere selam olsun. Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
EL FATİHA
Sûrenin Fazîleti Hakkında Hadisler
Bu sûrenin fazileti hakkında birçok hadis rivâyet edilmiştir. Bunların kimi sahih, kimisi garip, kimisi de zayıf olmakla beraber toplamı, Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem), bu sûreye gerçekten fazla önem verdiğini gösterir.
1. Tirmizî’nin rivâyet ettiği bir hadise göre: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâsîn’dir. Kim Yâsîn’i okursa Allah onun okumasına, Kur’ân’ı on kere okumuş gibi sevap yazar” (Bu hadisin açıklamasını, bu bölümün sonunda, sûrenin tefsirine başlamadan önce vereceğiz.
lûsî bu hadisle ilgili olarak şu bilgiyi kaydeder: “Ma’kıl b. Yesâr’dan sahih olarak rivâyet edilmiştir ki, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Yâsîn, Kur’ân’ın kalbidir” buyurmuş ve bu, O’nun isimlerinden biri sayılmıştır. Hüccetü’l-İslâm İmam Gazzâli buna bir gerekçe olmak üzere bu sûrede haşrin ve neşrin (kıyâmet olaylarının) en edebî ve en güzel bir şekil üzere anlatılmış olduğunu, haşri ve neşri kabul etmenin de imanın kalbi mevkiinde bulunduğunu söylemiştir.
2. Başka bir hadiste de Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâsîn’dir. Ümmetimden her bir insanın kalbinde Yâsîn sûresinin olmasını isterdim!”
3. Diğer bir hadiste ise Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): “Yâsîn, Kur’ân’ın kalbidir. Allah’ı ve âhiret gününü arzu ederek Yâsîn okuyan kimsenin geçmiş günâhı affedilir. O’nu ölülerinize okuyunuz” buyurmuştur.
4. “Herhangi bir kimse gece Yâsîn sûresini, Allah’ın rızâsını kazanma düşüncesiyle okursa, o kimsenin o geceki günahları affedilir.” Diğer bir rivâyette: “Herhangi bir kimse gece-gündüz Yâsîn sûresini, Allah’ın rızâsını kazanma düşüncesiyle okursa, o kimsenin günahları affedilir.”
5. “Kim sabahladığında Yâsîn sûresini okursa, akşama kadar kendisine işlerin kolaylığı verilir. Kim de akşamladığında gecenin başında Yâsîn sûresini okursa, sabaha kadar kendisine işlerin kolaylığı verilir.”
6. “Yahyâ b. Ebî Kesîr şöyle demiştir: Bana ulaşan habere göre; “Kim gece Yâsîn sûresini okursa, sabaha kadar sevinç içinde olur. Kim de sabah Yâsîn sûresini okursa, akşama kadar huzur içinde olur.” Bu haberi bana, bu söylediğimi tecrübe eden birisi, haber verdi. Bunu Sa’lebî ve İbn Atiyye zikretti. İbn Atiyye, “tecrübe bunu doğrulamaktadır.” demiştir.
7. “Cuma gecesi kim Yâsîn sûresini okursa, günahları affedilmiş olarak sabahlar.”
8. “Yüce Allah, dünyayı ve gökleri yaratmadan bin sene önce Tâhâ ve Yâsîn sûrelerini okudu. Melekler okunan Kur’ân’ı işitince: ‘Kendilerine bu kitabın indirileceği ümmete, O’nu ezberleyecek sînelere ve O’nu okuyacak dillere müjdeler olsun.’ dediler.”
9. “Cennet ehlinden Kur’ân kaldırılacak, onlar Tâhâ ve Yâsîn sûreleri hariç başka bir şey okumayacaklar.”
10. “Ölen/ölmek üzere olan birisinin yanında Yâsîn okunursa, Allah onun halini hafifletir”
11. “Her kim anasının-babasının veya bunlardan birinin kabrini her cuma ziyaret eder de yanlarında Yâsîn okursa, her harfinin sayısınca ona mağfiret edilir”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

  Beynimde cevabını arayan sorular ve ben yorgunum bu cevapsız suallerden. Kızgınım kendime anlamsız iç hesaplaşmalarım dan. Çünkü hep kendi...