En büyük zenginlik !
Kimileri için bir anlam ifade etmeyen şeyler başka
birileri için hayata dair yaşam pırıltıları olarak görüle biliyor. Hiçbir maddi
değere tabi tutulamayacak kadar önem arzeden sağlık için, ya ne önemi var
maddiyatın, nasılsa sağlığımız yerinde diye biliyormuyuz acaba?
Hangimiz fakirlikten şikayet ederken aslında dünyanın
en zengin insanları olarak yaşadığımızın farkındayız?
Şöyleki; bir insan düşünün tüm bedensel uzuvları sağlam ve kendiside son derece
sağlıklı bir insan. Bu insan, acaba hiçbir çaba sarfetmeden içinde bulunduğu
zenginliği fark edebiliyormu?
Kimileri için dünyaları verseler feda etmeyeceği
gözlerinin maddi olarak değerini hiç düşündülermi acaba?
Yada ne bileyim hergün hayatın içinde farkına bile varamadığı çoğu zaman duyma
yitisinin ne kadar önemli ve ne kadar maddi değerlerle ifade edilemeyeceğinin
farkındalarmı?
Bunları, hergün kendisini taşıyan ayakların nekadar
önemli olduğu ve bazen farkına bile varamadığı kollarının kendisi için ne büyük
bir nimet olduğunu, diğer tüm organlarında önemini ifade edecek olursak hiçbir
caba sarfetmeden aslında dünyaya gelirken ne büyük bir zenginlikle geldiğimizin
farkındamıyız?
Yukarda dünyaya gelirken aslında ne büyük
zenginliklerle donatılmış olarak dünyaya geldiğimizi anlatarak sağlığın önemine
işaret edip aslında hayattaki en büyük nimetin sağlık olduğunu ifade etmeye
çalıştım. Bunun farkında olalım ve sağlığımızın şükrünü eda edelim istedim.
Buna mukabil madalyonun öteki yüzünüde görmemiz lazım değilmi?
Sağlıkla dünyaya gelenler dünyanın en zengin insanıda,
bir rahatsızlıkla bedeninde bir eksiklikle gelenler çokmu şansız birazda bunu
irdelemeye çalışacağım.
Bir hadisi kutside Allahü teâlâ buyurdu ki:
"Kimin, bedenine, evladına veya malına bir musibet gelir, o da güzel
sabrederse, Kıyamette ona hesap sormaya hayâ ederim. Hakim… Öyleyse böyle bir
müjdeye muhatap olan mümin nasıl olurda kendisine gelen bir hastalıkdan dolayı
sıkıntı duyar. İbadetin en üstünü olarak gösterilen sıkıntıya sabretmektir.
Kişinin musubete sabretmesi karşılığında affedileceğide gene kuranı kerimde
zikredilmektedir.
Bakara suresinde musubete uğrayıp sabereden kulların
nasıl davranmaları gerektiği ve sabrettikleri takdirde nasıl mükafat
görecekleri ifade edilmektedir.
155.Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça
mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır
gösterenleri müjdele.156.Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki:
"Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na
dönücüleriz."157.Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların
üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır.
Buradanda anlaşılacağı üzre her iki durumdada insan
Allahın rahmeti ve merhametiyle karşı karşıyadır. Şükreder durumuna mükafat
görür keza sabreder içinde bulunduğu sıkıntılara gene mükafat görür.
Peygamberimiz şöyle buyurur: "Müminin durumuna hayret ederim. Çünkü onun her durumu kendisi için hayırdır.
Peygamberimiz şöyle buyurur: "Müminin durumuna hayret ederim. Çünkü onun her durumu kendisi için hayırdır.
Erhan ÖLÇER
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder