28 Aralık 2018 Cuma

İÇ DÜNYAMIZA YOLCULUK




İç dünyamıza yolculuk.
·    
- +
Samimiyet ve içtenlikten yoksun menfaat ve çıkar ilişkilerinin alabildiğine yaşandığı dünyadan kırık bir kalp ve acı hatıralarla gidiyorum yavaş yavaş. Gidiyorum dedimse, mecazi anlamda yaşanmış çirkeflikleri arkada bırakıp ebedi hayatın güzelliklerine yelken açmaya gidiyorum. Gidiyorum insani değerlerin pirim yaptığı güzelliklere doğru. Kendi doğrularını alternatifsiz gören umacı zihniyetlere inat, yaradanla olan bağlarımı olabildiğince özgür yaşamak için gidiyorum. Kendi iç dünyamda Allaha daha yakın taguta uzak olmak için gidiyorum. Gidiyorum yalandan dolandan uzak, riyakar ve menfaate dayalı ilişkilerden uzak kalmak için. Yaradanımla yüzleşmeye uzun bir muhasebeye gidiyorum gelmeden o mutlak hesap günü.
Acizliği ve acziyet’i son haddine kadar yaşamış biri olarak, güç ve iktidarı kendinde zanneden biçare asıl aciz olan zihniyetlerden uzaklaşmak adına gidiyorum. Yaradılanı yaradandan ötürü seven yürekli insanların tükenmiş yok olmuş kırıntılarını aramaya gidiyorum. İnsana insan olduğu için değer veren, din dil ırk mezhep ve kişisel özgürlüklerin alabildiğince yaşandığı, insanı yaradılmışların en şereflisi olarak kabul eden en son ve mükemmel din islamı yaşama adına kendi iç dünyama hicret ediyorum. Ordaki mahkemede kendimle hesaplaşmaya kendimle yüzleşmeye gidiyorum. Biliyorumki en büyük mahkeme insanın kendisiyle vicdanen hesaplaşmasıdır.

Allah insanları ve cinleri ancak ve ancak kendisine kulluk etmeleri için yarattığını ifade buyururken, bu ilahi buyruğa hangimiz uymaya çalışıyor. Kendini akıllı sanan bazı uyanıkların bu emre uymak şöyle dursun dini kendilerine uydurduklarına şahit olmuyormuyuz çoğu zaman. Öyleya inandıkları gibi yaşamayanların zamanla yaşadıkları gibi inanmaya başlamaları kaçınılmaz bir son değilmi. Minareyi çalanların kılıfını uydurdukları bir dönemde güya akıllı geçinen insanımızın bu dünyada uydurdukları zekice yalanlarına öbür dünyada nasıl bir cevapla geleceklerini doğrusu merakediyorum. Haksızlığın, hırsızlığın,rüşvetin vede Ahlaksızlığın diz boyu olduğu bu dünyadan elimi eteğimi çekip gidiyorum kendi iç dünyama. 

Neden bu kaçış diyenler olabilir. Önce kendimle hesaplaşmaya gidiyorum, önce kendimi arındırmaya. Zira insan öncelikle kendinden sorumlu değilmidir? Kendini arındırmadan nefsini temize çıkarmadan başkalarına sen neden bu yanlışın içindesin deme hakkına sahip olabilirmi?

‘‘Ne irfandır veren Ahlaka yükseklik ne vijdandır; 

Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.’’

Buyuruyor merhum Mehmet Akif Ersoy. 

İnsanlar ne zamanki Allah korkusunu unuturlar ozaman onlardan her türlü kötülüğü her türlü hatayı bekleye bilirsiniz. Bu anlamda kendi iç dünyamızda dünyaya geliş nedenimizi iyi analiz edip hayatımıza bu anlamda yön vermeliyiz.

Netice itibariyle öze dönüş ve kendimle hesaplaşmak için bu dünyadan kendi iç dünyama doğru hareket ediyorum. 

Hep beraber kendimizle hesaplaşmak adına iç dünyamızda bir yolculuğa ne dersiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

  Beynimde cevabını arayan sorular ve ben yorgunum bu cevapsız suallerden. Kızgınım kendime anlamsız iç hesaplaşmalarım dan. Çünkü hep kendi...